YAŞAM KOÇU SİZE EŞLİK EDEN YOL ARKADAŞINIZDIR…

Yaşam koçları, insanların bulundukları noktadan ulaşmak istedikleri noktaya gidene kadar geçirdikleri süre içerisinde doğru ve sağlam adımlar atmalarına yardımcı olur. Bu mesleği, robotik komutlar eşliğinde bir zorunluluk mekanizması olarak ilerletmek yerine; insanlara yardımcı olmayı ve onların sağlıklı karar almasında fayda sağlamayı amaçlar.

İnsanların kendilerini hem sosyal olarak hem de kariyer açısından geliştirmelerini sağlamak için çalışma yürütmelidirler. İşte mesleğini bu derece profesyonel ve bir o kadar da severek icra eden Yaşam Koçu Nurgül Koçak ile yaşam koçluğu hakkında bilgiler edinmek üzere bir araya geldik.

Dergimize açıklamalarda bulunan Koçak, “ Yaşam koçu, hayatınızın belirli dönemlerinde size, olmak istediğiniz duruma gelene kadar eşlik eden yol arkadaşınızdır. Ama bu arkadaşlığı sosyal çevrenizdeki arkadaşlarımızla karıştırmamalıyız. Hiçbir yaşam koçu arkadaş gibi konuşup yorumlar yapıp size kendi deneyimlerini aktarmıyor, sizi yönlendirmiyor” diye konuştu.

Kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Adanalıyım. Üniversite hayatım İstanbul’da süre giderken sonra tekrar Adana’ya döndüm.  Girişimcilik hikâyemiz var.   Kız kardeşimle ortaklaşa Organizasyon Danışmanlığı altında bir şirketimiz oldu.  4-4,5 yıllık bir sürede aktif bir şekilde sürüyordu.  Sonra ben profesyonel koçlukla tanıştım.  Girişimciliğe dönmeyen birisi olarak bu sefer koçluk alanında uzmanlaşmaya karar verdim. Ve eğitim sonrasında da Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümünde Yüksek lisansı yapıyorum. Aynı zamanda profesyonel koçluk yapıyorum.

Adana’da hizmet sektörü, yaşam danışmanlığı, organizasyon denilince hep ezber bozan etkinlikler geliyor akıllara.  Yeni boyut kazandırdınız. Mesela bunu nasıl yapıyorsunuz? Kendi fikirleriniz mi oluyor? Araştırıyor musunuz?

Adana’da organizasyon bağlamında çok fazla iş yapan firma vardı.  Fakat gözlemlediğimiz şey şuydu: Hep kendini tekrar eden ve birbirinin benzeri olan hikâyeler vardı.  Organizasyon alanında konsept danışmanlığı boyutunu kazandırırken diğer şehirlerde neler yapılıyor diye gözümüzü odağımızı dışarıya çevirdik. Hali hazırda var olan burada ki ihtiyaçlarla dışarıda ki gözlemlerimizi birleştirdiğimizde ortaya güzel projeler çıktı.  İnsanların ihtiyacını uyandıran şeyler oldu.  Çünkü ilk kez denenen şeylerdi. Ve bizde bu süreçte karşımızda ki kişilerin ihtiyaçlarını analiz edip onların aslında kabul edebilecekleri önerilerle gittik.   Bizim bu alanda ki en önemli önceliğimiz insanların bize güven duyması.  İnsanlar bize güven duyarlar, güven veririz. Onun kapsamında biz sunduğumuz her projeye gönül rahatlığıyla bütçe ayırdılar.  O yüzden onların desteği ile bizim vizyonumuz birleşerek güzel projeler çıktı.

Yaşam Koçluğu nedir?

Yaşam koçu, hayatınızın belirli dönemlerinde size, olmak istediğiniz duruma gelene kadar eşlik eden yol arkadaşınızdır. Ama bu arkadaşlığı sosyal çevrenizdeki arkadaşlarımızla karıştırmamalıyız. Hiçbir yaşam koçu arkadaş gibi konuşup yorumlar yapıp size kendi deneyimlerini aktarmıyor, sizi yönlendirmiyor.  Örneğin ben arkadaşlarımla sohbet ederken yorum yapıp, konular hakkında espriler yapabiliyorum ama seans esnasında danışanımla aynı frekansa girip danışanımın kendi yolunu bulmasında destek oluyorum. Fakat ona yorumlar yapıp, yönlendirme yapamam. Hepimiz ev, iş sosyal hayat, hayattan beklentiler, hayatla ilgili yenilgilerimiz, kazanımlarımız derken sıkışıp kalıyoruz. Bu sıkışmalar esnasında çevremizdeki bir sürü kişiyle iletişime geçiyoruz. Hatta kendimizle bile iletişime geçiyoruz ki en acımasız olan kendimiziz. Ya kendimizi mükemmel görür, egomuzu şişiririz, ya da kendimize olumsuz cümleler kurup, enerjimizi düşürürüz. İşte burada bize sağlıklı düşünüp hayat dengemizi sağlamamız için kontrolü elimize almamız konusunda destek olacak yaşam koçuna ihtiyaç duyarız. Bir yaşam koçu bile, başka bir yaşam koçuna ihtiyaç duyabilir.

Adana’da birçok kişiye rol model oldunuz. Ciddi anlamda bir inovasyon gelişti bu sektörde.  Bu işe girerken korkularınız oldu mu?   Olumlu ve olumsuz ne gibi düşünceleriniz oluştu?

Kesinlikle oldu. Biz işimizi ilk kurduğumuz da acaba küçük bir yerin açılışını yapabilecek miyiz ya da telefonumuz çalacak mı diye endişelerle, korkularla, kaygılarla yola çıktık.  Çokta yolun başındaydık. Daha önce kendi işimizi deneyimlememiştik.  Bu yüzden herhangi bir konuda karar alırken harekete geçerken korkuyorlarsa ve kaygılanıyorlarsa kesinlikle yalnız olmadıklarını bilsinler.  Çünkü insan doğası gereği bir işe başlarken başlamanın enerjisi insanda ister istemez korkuya yol açıyor.  O yüzden dediğiniz gibi kendi güçlü taraflarımızı, zayıf taraflarımızı bize fırsat oluşturabilecek alanlarımız neler. Bize tehdit oluşturabilecek alanlar nelerdi kendi içimizde analizimizi yaptık.  Baktığımızda güçlü olarak gördüğümüz tarafta piyasada bir yerlere ayrılmamıza sebep oldu.  Bu süreçte neyin iyi olduğunu izledik.  Bir kere kesinlikle inandığımız şeyden vazgeçmedik.  Süreçte tamamen dış kaynaklı olarak gözlemledik. Tamamen ne istediğimize karar verdik. Ve bunu yaparken de mutlu muyuz huzurlu muyuz ona baktık. Çünkü başkalarını mı mutlu edeceğiz diye düşünseydik belki de bu kadar sürmezdi süreç. Hata yapmak içinde kendimize biraz fırsat verdik.  Mükemmelliyetçilikten uzaklaşmaya çalıştık. Kendimize biraz daha şefkatli yaklaştık.  Dönem dönem tabi ki kriz zamanları oldu.   Ama bu da bir deneyim oluyor hayatın içerisinde.   O yüzden hayata dair deneyim kazandırmanın en iyi yollarından biri bence girişimcilik İnsanların aklında eğer böyle bir düşünce varsa finansal olarak kendilerini belli bir süre idare edebiliyorlarsa kesinlikle yapmalılar.  Türkiye de girişimci olmak çok da zor değil. Sistem sizi gayet iyi destekliyor.  Sadece Mükemmelliyetçilikten kurtulsunlar. Ve hata yapmak çok güzeldir. Hatalarını bilme ihtimallerine sahip çıksınlar.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here