Sabah Gazetesi kurulunca Zafer Mutlu’nun çağırdığını ve hangi işi yapmak istediğini sorduğunu söyleyen Kenan Erçetingöz işte o zaman kararını verdi,

Magazini seçti…

Magazin dünyasında yaptığı çalışmalarla ülkenin önde gelen habercilerinden biri olan gazeteci ve sunucu Kenan Erçetingöz ile bir araya gelerek çocukluğundan gazeteciliğine kadar pek çok konuyu konuştuk. İnşaat Magazin Dergisi’ne açıklamalarda bulunan Erçetingöz mütevazi kişiliği ve özellikle espritüel yapısıyla bizleri oldukça etkiledi.

Çocuklukta en büyük özelliğinin merak olduğunun altını çizen Erçetingöz, o zamanları anlatırken bile gözleri doluyor ve şunları ifade etti, “Basmane, Eşrefpaşa, Ballıkuyu üçgeninde geçti çocukluğum. Ben 10 yaşında matbaada çalışmaya başladım. Ama aklım hep başka yerlerde, başka işlerdeydi. O kısıtlı alan beni zorluyordu. Acayip şeylere meraklıydım. Mesela daha ortaokuldayken NASA’ya mektup yazdım.”

Oldukça heyecanlandık, aslında bir an önce sizin ağzınızdan sizi tanımak istiyoruz, bizlere Kenan Erçetingöz’ü anlatabilir misiniz?

1962 yılında İzmir’de doğdum. Babamın attığı bir tokatla evi terk ederek 17 yaşındayken İstanbul’a gittim. Daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi’nde okumaya başladım. 1980 yılında Yeni Asır bürosundan iş istedim ve gece bekçisi olarak çalışmaya başladım. Gündüzleri eğitimime devam ederken geceleri çalışıyordum. Bu arada da teleks yazmayı, fotoğraf banyosunu öğrendi.

Bir gece denize düşen insanların fotoğraflarını çekerek haber müdürünün beğenisini kazandım ve gece muhabiri olarak işe alındım. Bundan sonra da okulu bıraktım.

Yeni Asır gazetesinin Şişli bürosunda Gece polis muhabiri olarak çalışırken 1985’de Sabah Gazetesi kurulunca magazin muhabiri olarak çalışmaya başladım. Daha sonra da magazin müdürü oldum.

Şimdiye kadar ki hayat serüveninize bakınca hedefinizi hep yüksek olarak mı belirlediniz?

Gerçekten bu konuda çok da mütevazı olamayacağım. Magazine farklı bir boyut getirdiğimi ısrarla söylüyorum. İlk sosyete dergisini çıkardım. Ayrıca tasarım eğitimi aldım. Ben format yaratıyorum. Gerekirse araba dergisi de, siyasi dergi de çıkarırım. Ayrıca magazinci arkadaşlarımızın kalitesinin artmasını, onlara değer verilmesini sağladım.
Magazin nasıl başladı?

Yeni Asır’da bir süre maçlara gidip spor muhabirliği yaptım. Bu arada magazin de çekiyorum. Ama bizim zamanımızda paparazzilik filan yoktu. Otel muhabirleri vardı. The Marmara’nın, Sheraton’un diskosunun önünde, düğünlerde beklerdik. Sonra gazinolara giderdik. Öyle yakalamalar filan yoktu anlayacağın. Sabah Gazetesi kurulunca Zafer Mutlu çağırdı; “Hangi işi yapmak istiyorsun, ona karar ver” dedi. Ben de magazini seçtim.

Sonra Allah yürü ya kulum dedi. Magazinci filan deyip geçiyorlar ama ben buraya kolay gelmedim. Mimar Sinan’da endüstri tasarımı okudum; kara kalem resim sınavında 20 üzerinden 20 alıp üniversiteye girdim. 10 yaşında matbaalarda çalıştım. Yıllarca polis muhabirliği yaptım. Bu bilgi birikimi olmadan ve polis muhabirliği yapmadan gazeteci olunmaz.

Gurme olmak farklı bir şey olsa gerek, biraz anlatabilir misiniz?

İzmir’de 12-13 yaşlarındayken abim beni Kemeraltı’nda bir esnaf lokantasına götürmüştü. Garsonların masalara servis yapmasını ilk orada gördüm. O günden sonra en iyi restoranlara gideceğim diye kafama koydum ve İstanbul’u hedefledim.
Kendimi geliştirmek için bütün lezzetleri deniyorum hâlâ, dünyada gitmediğim yer kalmadı. En son çok az kimseye nasip olacak sekiz günlük bir dünya turu yaptım. İstanbul-Los Angeles-Hawaii-Tokyo… Mekan ödülleri dağıtıyorum. 35 yıldan sonra hem magazin dünyasından, hem yeme içme sektöründen saygı istiyorum artık.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here