Gül Divan Turizm Acentesi sahibi Gül Yüzgeç sektörde profesyonelliğin ön planda olduğunun altını çizdi ve ekledi:

TURİZM HATA KABUL ETMEZ…

Adana’da 2008 yılından beri hizmet veren Gül Divan Turizm Acentesi sahibi Gül Yüzgeç, ülkemizin her bir bölgesinin cennet olduğunu ifade etti. Özellikle Türk insanının ekonomik şartlardan dolayı doğal güzellikleri görmekten uzak bir hayat yaşadıklarını dile getiren Turizm Danışmanı Gül Yüzgeç, hizmet sektörünün oldukça zor bir iş olduğunun altını çizdi.

Turizm sektörü hakkında bilgi aldığımız ve çalışmalarını değerlendirdiğimiz Gül Divan Turizm Acente sahibi Gül Yüzgeç dergimize açıklamalarda bulundu. Yüzgeç, turizmde şu an istedikleri süreçte olmadıklarını belirterek, turizm açısından şehrin yöneticilerinin sağlıklı ve turizm açısından çalışmalar yapması gerektiğini ifade etti.

Misafirlerinin memnuniyetinin ön planda olduğunu belirten Yüzgeç, “Turizm hata kabul etmez, özellikle iletişim ve profesyonellik oldukça önemlidir. Misafirlerinizi götürdüğünüz yöre halkının da yaklaşımı çok önemlidir amaç sadece ticaret değildir. Her anlamda oradaki yaşayan insanlar yöre halkı kendilerini güzel bir şekilde tanıtabilmelidir” dedi.

Ekonominin özellikle turizm açısından büyük önemi var, siz Türkiye’de ki turizm çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Turizmde şu an istediğimiz bir süreçte değiliz biraz daha da önem verilmesi gerekiyor. Son yıllara göre özellikle 15 Temmuz’dan sonraki süreçte turizm sektörü olarak kesintiye uğradık ama bir yıldır oldukça bir hareket başladı. Özellikle Doğu Bölgelerinde yapılan turlar fazla talep görüyor. Her şehrin yöneticisi yerli ve yabancı turist çekebilmek adına atılımlarda bulunuyorlar. Burada sağlıklı bir çalışma yapılması gerekiyor. Özellikle gelen turistleri ağırlayabilmek oldukça önemli.  Yemeği ile konaklaması ile esnafı ile misafirleri ağırlamanız gerekir, çünkü sizin şehrinize grup grup insanlar geliyor. Bu sadece bir acentenin altından kalkabileceği bir şey değil. Önemli olan sizin misafirleri götürdüğünüz yerlerde nasıl karşılandığınızdır.

AMAÇ SADECE TİCARET DEĞİLDİR

Yaklaşım çok önemlidir amaç sadece ticaret değildir. Her anlamda oradaki yaşayan insanlar yöre halkı kendilerini güzel bir şekilde tanıtabilmelidir. Biliyorsunuz ki bizde misafirperverlik çok önemlidir. Yerli veya yabancı turistlerde onları nasıl karşıladığımız ile ilgileniyorlar. Yöresel yemeğimizi ya da müziğimizi beğenmeye bilir ama sizin yaklaşımınız, tutumunuz, insancıl davranmanız, misafirperver oluşunuz ve o sıcaklığınız birçok şeyi kamufle eder.

Çalışmalarınızı yakından takip ediyoruz, oldukça enerjik bir yapınız var. İşinizi birçok simgelerle takip ediyorsunuz, örnek verecek olursak lavanta festivalin, bunlarla birlikte görülecek gezilecek yerleri belirliyorsunuz. Bu gezi turlarınızı ne kadar aralıklarla yapıyorsunuz?

Biz her mevsim tur yapıyoruz, sezonlar değişiyor. Bir kış sezonunda daha çok kar aktivitelerine gidiyoruz. Baharda festivaller, gül festivalleri, lale festivalleri, lavanta sezonu başlıyor. Yine bir dönem İstanbul’da lale festivalleri başlıyor. Gezilerimizi bunlara denk getiriyoruz. Zaten her şey zamanında ve yerinde güzeldir. Hem farklı bir aksiyon, eğlence oluyor, insanlar gitmişken o festivalin havasını da yaşıyorlar. Bu tamamen programımızı renklendirme adına yaptıklarımızdır. Siz sadece bir Isparta gülünü ya da Isparta’yı görmüyorsunuz. Orada üretilen, köylü halkın kendi tasarladığı ürettiği, çalışıp çabalayıp sezona yetiştirmeye çalıştığı ürünleri görüyorsunuz. Gittiğimiz yerdeki o çalışan ve hazırlık yapan insanların gönlünü de hoş etmiş oluyorsunuz. Mesela biz Mayıs ayında bir gül festivaline gittik, güllerden çok farklı ürünler yapılmıştı. Hem o ürünleri tanıyorsunuz hem de nasıl yapıldığını görüyorsunuz. Ayrıca da o insanlar yaptığı çalışmaları sizlere sunmaktan, oradan bir geçim kaynağı sağladıkları için mutlu oluyorlar.

Bir turizmci olarak Urfa’da bulunan ve insanlık tarihinin ilk tapınaklarının yer aldığı Göbekli Tepe’nin yeterince tanıtımı yapılabiliyor mu?

Tanıtımından ziyade tanıttığınız yerinde misafirlerine karşı baya bir seviyeye gelmiş olması lazım. Sizin dünyayı tanıttığınız bir yer oraya gelecek olan misafirleri ağırlayabilecek, bu otoparkından, lavabosundan, kafesinden, rehberlik hizmetinden, çevre düzeninden her türlü hazırlamanız ve oturtmanız lazım. Tanıtım açısından evet güzel tanıtıldı. Göbekli Tepe yılı ilan edildi, bizler gittik, misafirler de götürdük. Ancak eksiklikler var ve onların da hızlıca tamamlanması lazım. Mesela Efes bu konuda daha gelişmiş. Siz oraya geldiğinizde, yerli ya da yabancı turistleri indirdiğinizde orada misafirleri karşılayan, oranın tarihi kültürünü anlatan yetişmiş rehberler var. Orada aracınızı çok rahat park edebileceğiniz alanlar var. Oraya indirdiğiniz yolcuların her türlü ihtiyacını giderebileceği yeme, içme, alışveriş gibi mekânlar var. Turistlik yerlerin her anlamda gelişmiş olması lazım. Bunları giderebilmeleri için tamamen her şeyin oturmuş ve hazır olması gerekir. Göbekli Tepe’nin olduğu yerin biraz daha geliştirilmesi gerekir.

Bir turizmci gözüyle sizce Adana’da ki Portakal Çiçeği Festivali’nde şu anki çalışmalar yeterli mi?

Çok talep var, çok güzel çalışmalar var, katılımın fazla olması ayrıca bizi sevindiriyor. Biz nasıl ki Adana’dan insanları alıp başka yerlere götürüyoruz, bizim de çevremizde böyle bir hareket olması çok güzel. Bence bu yıl daha da iyi oldu diye düşünüyorum. Benim şahsi görüşüm, caddelerde değil de daha çok açık alanlarda, parklarda geniş yerlerde bu festivallerin yapılması daha mantıklı.

Yaz sezonundayız, bu sezon için çalışmalarınızdan biraz bahsedebilir misiniz?

Bizler daha çok ülkemizi geziyoruz, gezdiriyoruz. Sezon bizim için çok önemlidir. Yaz, kış, ilkbahar sezonlarında bizim gittiğimiz yerler farlı oluyor. Şimdi sezonumuz yaz olduğu için biz daha çok Doğu Karadeniz turları bizim favori turlarımızdır. Aslında Doğu Karadeniz turları her sezon talep görüyor ama mevsim şartlarından dolayı yaz dönemi tercih ediyoruz. Biz bu sezon yoğun bir şekilde Doğu Karadeniz turu çalışıyoruz. Doğu Karadeniz’de hem eğlenceye yönelik hem de kültürel bir gezi düzenliyoruz. Eğlence boyutunu da anlatacak olursak, biz gittiğimiz yörelerin müziklerini kullanıyoruz, mekanlarını kullanıyoruz. Doğu Karadeniz’de misafirleri bir hafta gezdiriyorsun ama horon teptirmeden getiremezsin. Oraya giden insanlara mutlaka o atmosferi yaşatmak gerekiyor.

Bu arada biz özel guruplara da çalışıyoruz. Kendimiz belli tarihlerde programlar açıyoruz. Özel guruplara da uçaklı veya otobüslü programlar yapıyoruz. Mesela bir Dernek diyelim veya bir arkadaş gurubu gibi kişi sayısına uygun turlar açabiliyoruz. Onun dışında yaz sezonunda Ege turumuz var. Bodrum, Marmaris, Güney Ege, Kuzey Ege gibi yerlerini gezdiriyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here