Adana’nın gözde mimarlarından Deray Noyaner ve Gülen Yağmur Abuzaroğlu, mekanda görülmeyen veya yanlış kullanılan objeleri daha sağlıklı hale getirdiklerini söylediler…

EVİNİZİ FENG SHUİ İLE DİZAYN EDİN

Mutluluğa ulaşmak için, ev ve iş yeri gibi yaşam alanlarımızı Feng Shui ile dizayn etmemiz gerektiğini söyleyen Adana’nın tanınmış mimarlarından Deray Noyaner ve Gülen Yağmur Abuzaroğlu, bulunduğumuz evin yönünün ve konumunun çok önemli olduğunun altını çizdi. Noyaner, özellikle sosyo-ekonomik düzeyi yüksek insanların oturduğu semtlerde suç oranlarının düşüşüne dikkat çekti.

İnşaat Magazin Dergisi’ne açıklamalarda bulunan Deray Noyaner ve Gülen Yağmur Abuzaroğlu ile mimari yapıyı konuştuk…

Adanalıyı literatürümüze yeni giren bir isim olan Feng Shui ile tanıştırdınız, Feng Shui nedir?

DERAY NOYANER: Feng Shui,  mekanları daha iyi ve sağlıklı bir şekilde kullanmak anlamına geliyor. Hatta eğitim aldığım hocam şöyle der,  “Ben mekan doktoruyum.  Hastalıklı alanları iyileştiriyorum” .

Bizim mekanda göremediğimiz veya yanlış kullandığımız objeleri daha sağlıklı hale getiriyoruz. Mesela bir iş yeri sahibisiniz müşteri gelmiyor. Girişte müşterinin gelmesine engel olan birçok faktör vardır. Mesela onları analiz ediyorum ve girişten başlıyorum. Bunları analiz edip, dönüştürüp kullanılır hale getiriyoruz. Müşteriler gelmeye başlıyor, alışveriş yapıyorlar ve para kazanıyorsunuz. Bulunduğunuz evin yönü veya konumu çok önemli. İş yeriniz veya eviniz ne yöne bakıyor. Bunlar çok önemli faktörler. Aslında farkında olmadan doğayla iç içe olup senkronize olmaya çalışıyoruz bu kadar binadan sonra. Ona uymaya çalışıyoruz.

Şimdi ben yaptığımız daha önceki panellerde ve Belediye Başkanlarıyla yapığımız söyleşilerde de şuna dikkat çekmeye çalışıyorum ve söylüyorum. İnsanların yaşadığı yer oturduğu konut. Psikolojisi içinde son derece önemli çünkü sosyo ekonomik düzeyi yüksek insanların oturduğu semtler ve daha rahat mekanlarda suç oranlarının da birbirine paralel olarak düştüğünü görüyoruz.  Bu söylediğim bilim dalında ki etkisi de çok fazla diye düşünüyorum.

Şöyle olabilir. Çatışmalar yaşanıyor. Tabii ki eğitim çok önemli. O göz ardı edilmemeli. Aslında keşke çalışsalar gelişim uzmanlarıyla ok adar güzel şeyler çıkar ki. Dediğimiz gibi enerji çok önemli. Orada ki bulunan küçücük bir obje bile bazılarına iyi gelecektir, bazılarını kötü etkileyecektir.

 Baktığımız zaman toplum olarakta kalabalığı seviyoruz galiba. Avrupa da daha rahat, ferah ve çok fazla eşyanın olmadığı evler tercik ediliyor. Ben burada hemen size de dönmek istiyorum. Sizi de biraz kısaca tanıyabilir miyiz?

GÜLEN YAĞMUR ABUZAROĞLU: Ben Adana da çok fazla çalışmadım. İstanbul da çalıştım daha çok. Daha çok kurumsal ağırlıklı olarak çalıştım orada. Zara’nın tasarımlarını yaptık. Restoranların projelerini çizdik uygulamalarını yaptık. Adanaya geldikten sonra kendi iş yerimizi açtık.

Artık kadınlarda yapı sektöründe oldukça aktifler. Daha önce bir erkek mesleği gibi görünüyordu. Hanımlarda son derece başarılı.  Siz ne düşünüyorsunuz bu konu da?

GÜLEN YAĞMUR ABUZAROĞLU: Bence hanımlar daha başarılı bu konuda zaten. Beni gittiğim gördüğüm şantiyelerde kadın şantiye şefi gördüğü zaman her yer daha derli toplu hizalı.  Kadınlar bu konuda bence erkeklerden daha başarılı.

Adanada ki mimariyi nasıl değerlendiriyorsunuz neler olması gerekiyor sizce?

DERAY NOYANER: Aslında Adana İstanbul’a göre 5 sene geriden geliyor. Adanada ki evlerin küçülmesi. Mesela önceden çok büyük evler vardı. Artık çok büyük evlere ihtiyaç duyulmuyor ve tüm müteahhitler 2+1 ev yapmaya başladılar. Bundan 5-10 sene öncesine bakacak olursanız 2+1 veya 1+1 ev yapmak söz konusu bile değildi.  Önceden her odanın balkonu vardı anlamsız bir şekilde.  Ama artık insanlar bilinçlendi. Bu güzel bir şey.  Adana biraz gerinde kalıyor ama yavaş yavaş bilinç oturuyor.

Bina yapımında mimar ve iç mimarla çalışmak ne kazandırır?

GÜLEN YAĞMUR ABUZAROĞLU: Es geçiliyor. Çünkü insanlar çok gerek duymuyorlar. Son zamanlarda biraz daha mimariye dönüldü tabi.  İnsanlar iç mimarlara para vermek istemiyorlar.  Mimarlar biraz lükse giriyor. Parası olanlar gidiyor. Belki place space’nin adını bile bilmeyenler vardır.  Bende Deray Hanımdan öğrendim. İkimizin mesleklerine sentezlediğimiz zaman ortaya çok güzel şeyler çıkabilir diye düşündük. Çünkü benim kullanacağım aksesuarlar, renkler, objeler vs. Deray Hanımla çalıştığımız zaman mesela Kuzey köşesinde bir objemizi aksesuar renk ve dokuya bütünleştirdiğimiz zaman gerçekten ortaya güzel şeyler çıkıyor. Ben evimi de aynı şekilde yaptım ve çok memnunum.  Şu an bizim oturduğumuz mekan benim ve Deray’ın tecrübesi olmasaydı burası çok kötüydü. Eski hali hiç iyi değildi.  Eskilerin tabiriyle “Burası daralttı beni”  kelimesini kullanmış olurduk.  O mekanda oturmak istemezdik.

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here