AK Partili Fatma Güldemet Sarı, Adana’nın bir an önce büyümesi ve gelişmesi gerektiğini belirtti ve ekledi:

Marka şehir olma yolunda ilerlemeliyiz

  1. Hükümet Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile Adana’nın marka şehir olma yolunda ilerlemesi için yapılacaklar hakkında konuşmak adına bir araya geldik. Adana’yı marka şehir yapmak için ilk önce değerlerini ortaya çıkartmanın gerektiğini söyleyen Sarı, “Adana aslında Türkiye’nin en şanslı İllerinden biri. Tarihi anlamında baktığınız zaman eski dönemlere uzanan geçmiş bir tarihi var” diye konuştu.

Adana’nın ilerlemesi ve büyümesi öncelikli olarak isteklerinin arasında olduğunu ifade eden AK Parti’li Sarı, “ Adana’yı öne çıkartacak her türlü çalışmanın arkasında, yanındayız. Marka şehir olma yolunda neye ihtiyacımız var ilk önce bunları belirlememiz ve neye ihtiyacımızın olduğunu tespit etmemiz gerekir” dedi.

Adana’nın hak ettiği yere gelmesi gerektiğinin altını çizen Sarı, “Marka şehir olmak için elinizde güzel bir şeyler olması lazım. Bu bazen tarihi dokudan gelen bir değerdir, bazen de tamamen de yeni bir şehir olup, bu bir sanayi şehri, kültür şehri, sanat şehri, spor şehri olabilir. Bununla ilgili önümüze bir yol haritası koymamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

Adana’da ki yapı sektörüyle beraber markalaşma yolunda neler yapılabilir?

Adana bizim çok kıymetlidir, Adana’nın ilerlemesi büyümesi gelişmesi bizim için çok önemlidir. O yüzden Adana’yı öne çıkartacak her türlü projenin her türlü çalışmanın arkasında, yanında biz de varız. İnşallah Adana’mızı daha da ileriye taşıyacak olan projelerde Adanalılar olarak hep beraber çalışırız. Tabi ki marka şehir dediğimiz zaman ilk önce marka şehirleri tanımak gerekir. Marka şehir olmak için neye ihtiyacımız var? Birçok seminerlerde ve siz yaptığınız sempozyumlarda da hocalarımız bunu teknik anlamda anlatıyorlar. Ben sadece gördüğüm ve gözlemlediğim şekilde anlatmak istiyorum.

MARKA ŞEHİRLERDEN BİR TANESİ DE İSTANBUL’DUR

Dünyada pek çok marka şehir var, gittiğimiz zaman pek çok marka şehirlerden bir tanesi de İstanbul’dur. İstanbul neden bir marka şehir? Tarihini ele aldığımız zaman zaten Antik Yunan’dan itibaren çok daha eski dönemlerden itibaren bir yerleşim bölgesi olduğunu biliyoruz. Bugüne kadar çok stratejik noktada Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan bir geçiş olduğunu biliyoruz. İstanbul’u marka şehir yapan bütün bunların hepsinin toplamıdır. Bunun yanında da Boğaziçi’nin sağında ve solundaki müthiş yalılar.

Marka şehir olmak için elinizde güzel bir şeyler olması lazım. Bu bazen tarihi dokudan gelen bir değerdir, bazen de tamamen de yeni bir şehir olup, bu bir sanayi şehri, kültür şehri, sanat şehri, spor şehri olabilir. Bununla ilgili önümüze bir yol haritası koymamız gerekiyor.

ADANA’NIN DEĞERLERİNİ ORTAYA ÇIKARTMAMIZ GEREKİYOR

Adana’yı marka şehir yapmak istiyorsak Adana’nın öncelikle değerleri nedir, bunları ortaya çıkartmamız lazım. Adana aslında Türkiye’nin en şanslı İllerinden biri. Tarihi anlamında baktığınız zaman eski dönemlere uzanan geçmiş bir tarihi var. Bugüne kadar bu tarih üzerinde gelişen bir şehir var. Coğrafi anlamda baktığınız zaman dağ ve denize sahip olan bir İlimiz. İklim anlamından yazları sıcak, kışları ılık bir iklim seyri var.

TARIM BAKIMINDAN OLDUKÇA BEREKETLİ TOPRAKLARIMIZ VAR

Tarım anlamında baktığınız zaman ise çok bereketli toprakları var. Özellikle Çukurova Havzası burası nehir yatağı olduğu için çok bereketli. Sanayi anlamında da tarıma dayalı olduğu için gelişmiş bir sanayisi var. Kültürel ve sanat anlamında da gelişmiş bir bölgedir. Adana’nın her biri birbirinden farklı değerleri var. Bizim bu değerleri ortaya çıkartmamız gerekiyor. Biz sadece taşköprüsüyle, büyüksaati ile sınırlandırıyoruz veya sadece Adana kebabı ile sınırlandırıyoruz.

Adana’nın 4’ü merkez olmak üzere 15 tane ilçesi var. Biz Tufanbeyli’den başlayarak her bir ilçeyi ele aldığımızda her bir ilçenin kendi marka değerini oluşturacak değerleri olduğunu görüyoruz.

Adana çok göç alan bir bölge ve bundan dolayı bir çarpık kentleşme de söz konusu oluyor. Bunun yanı sıra da adli olaylarla sürekli gündeme geliyoruz. Düzenli bir imar planlarıyla bu olaylar çözüme kavuşabilir mi?

Adana’nın hızlı büyümesinden ve yoğun göçünden bahsediyoruz. Bu göçün sebebini hepimiz biliyoruz. Adana bir tarım şehri ve istihdam anlamında da terörün maalesef evlerinden kopardığı Doğu ve Güneydoğu da yaşayan vatandaşlarımızın gelebileceği istihdam alanlarının oluştuğu bir yer. Tarımda burada çalışmak üzere gelen buraya yerleşiyor. İklimi müsait olduğu için hemen bir gece kondu üzerine de bir çatı kurduğu zaman yaşanılabilir bir eve sahip olunuyor. Bu yapılaşma çok hızlı ve büyüyerek ilerlediği için belediyelerin burada sorumlulukları ve görevleri çok büyüktür. Burada bir planlı bir yaşam alanı oluşturmak gerekiyordu. Ama bugünkü sürece baktığımız zaman burada bir kentsel dönüşüm istiyor. Adana’nın güneyinde çok büyük bir kentsel dönüşüm projesi olması gerektiğini hepimiz görüyoruz.

ÇARPIK KENTLEŞMENİN GETİRDİĞİ SORUNLAR VAR

Çarpık kentleşmenin bize getirdiği sorunlar nedir, diyecek olursak tabi ki asayiş sorunları var. Ama bunun yanında insan olarak yaşanabilir bir kent diyoruz, marka şehirden önce yaşanabilir bir kent olması gerekir. Yaşanılabilir bir kent demek her anlamda bir insanın rahat edebileceği bir yer anlamına gelmektedir. Güney mahallelerdeki insanlar yaşanabilir bir yerde değiller. Alt yapı yok, kanalizasyon yok, yol yok. Yapılaşma çarpık yapılaşmadır. Her şeyden önce insan emniyeti yok. Güvenilir yapılar değil, bir deprem olduğu zaman yıkılacak yapılardır.

BELEDİYELERİMİZE ÇOK BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR

Kentsel dönüşüm projelerini kademe kademe hayata geçirmemiz gerekiyor. Burada belediyelerimize çok büyük sorumluluk düşüyor. Hem Yüreğir, hem Seyhan Belediyesine güneydeki yapılardan bahsediyoruz çünkü. Bunun yanında Sayın Valimizin koordinasyonuyla Güney Adana Kalkınma Projesi, sosyal yönden oradaki adaletsizliği ve dengesizliği ortadan kaldırmak ve telafi etmek için yapılmış bir sosyal projedir. Burada özellikle çocuklardan başlayarak kadınları ve orada yaşayan vatandaşlarımız nereden göç ederse etsin artık Adana’nın vatandaşlarıdır. Buradaki sosyal dengesizliği ortadan kaldırmak için Adana kalkınma projesi kapsamında çok çeşitli çalışmalar devletin kurumları tarafından yapılan çok geniş kapsamlı bir çalışmadır.

Sosyal yönü düzeltmeye çalışırken fiziki yönü de düzeltmek lazım. Yani mekânı düzeltmezseniz yaptığınız çalışmalar tek taraflı kalır. Burada da başta söylediğim gibi belediyelerimize, hükümetimizin de katkısıyla çok iş düşüyor.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here